Gezegenimiz Dünya

Dünyamızın şekli ve katmanları


 
 Dünya’mızın şekli üst ve alt kısımdan basık (kutuplardan basık) bir KÜRE şeklindedir.
 
 DÜNYA’NIN KÜREYE BENZEDİĞİNİN KANITLARI
 
 1- Dünya’nın Ay üzerine düşen gölgesi yuvarlaktır.
 
 2- Uzaktan gelen bir geminin önce dumanını, sonra bacasını veya bayrağını daha sonra da geminin tamamını görmemiz.
 
 3- Bir noktadan çıkıp hep aynı yönde gidersek başladığımız noktaya geri dönmemiz.
 
 4-Uzaydan çekilen fotoğraflar, Dünya’nın küreye benzediğinin kesin kanıtıdır.
 
 DÜNYA’NIN ŞEKLİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLERDEN BAZILARI
 1- İlk insanlar bir tekerleğin üzerinde yaşadıklarını sanıyorlardı
 2- Maya Uygarlığında ( MÖ–300 / MS–900 ) Mayalar Dünya’yı her birine bir ağaç ve bir kuş yakıştırdıkları dört bölüme ayırmışlar.
 
 3- Eski Yunan’ da matematikçi ve gök bilimci Miletoslu Thales’ e göre her şeyin ana maddesi suydu. Bir tepsi biçiminde olan Dünya da suda yüzmekteydi.
 
 4- Yunan bilgin Pythagoras ( Pisagor) gezegenlerin hareketlerinin dairesel olduğunu savunuyor, gök cisimleri ile Dünya’nın küre biçiminde olduğuna inanıyordu.
 
 
YERYÜZÜNDEKİ
 KARALAR, SULAR VE HAVA

 
 Yerküre modelini incelediğimizde Dünya’nın karalar ve sulardan oluştuğunu görürüz.
 Yeryüzündeki karalar YER KABUĞUNU oluşturur. Yer kabuğuna TAŞ KÜRE denir.
 Yerküredeki mavi renkli kısımlar suları temsil eder.
 Suların bulunduğu kısma SU KÜRE denir.
 Dünya üzerinde bulunan büyük kara parçalarına KITA denir.
 Kıtaları ayıran büyük denizlere OKYANUS denir.
 Okyanustan küçük olan büyük su alanlarına DENİZ denir.
 Yeryüzünü dört parçaya ayırdığımızda 3 parçasını su, 1 parçasını ise karalar oluşturur. Yani yeryüzünün ¾’ ü (DÖRTTE ÜÇÜ) sularla kaplıdır.
 Dünya gözle göremediğimiz ancak hissedebildiğimiz bir gaz tabakası ile sarılmıştır.
 Bu gaz tabakasına HAVA KÜRE denir.
 Canlılar için hayat kaynağı olan hava, bir tabaka halinde Dünya’mızı çevreler.
 Dünya’mızı saran hava tabakasına ATMOSFER denir.
 Su ve toprakta da hava bulunur.
 Solucan, köstebek ve bazı böcekler toprak altında yaşarlar ve toprakta bulunan havayı soluyarak yaşarlar.
 Tohumlar, toprakta bulunan hava sayesinde çimlenerek bitki haline dönüşür.
 Su altında yaşayan balıklar ve diğer su canlıları da sudaki havayı kullanır.
 Atmosferde Güneş’ten gelen zararlı ışınları filtre gibi süzen OZON tabakası vardır.
 Havada bulunan gazlar;
 % 78 Azot gazı
 % 21 Oksijen gazı
 % 1 Karbondioksit ve diğer gazlar, duman, su buharı bulunmaktadır.
 
 Dünya’nın gözlemlenebilir 3 katmanı vardır.
 1- KARALAR ( TAŞ KÜRE)
 2- SULAR ( SU KÜRE )
 3- HAVA (HAVA KÜRE )
 
 
 
 
 
 
 KAYAÇLARI, MİNARELLERİ VE MADENLERİ TANIYORUZ
 
 Karalar kayaçlardan oluşmuştur. Kayaçlar ise çeşitli minerallerin birleşmesi ile oluşmuş katı maddedir.
 Minarelerin çeşitliliği ve farklılığından dolayı kayaçların yapısal özellikleri, renkleri, sağlamlıkları birbirinden farklıdır.
 Minareler kayaçlara
 *renk
 * sertlik
 *yumuşaklık
 *parlaklık
 *matlık gibi özellikler kazandırır.
 Minareler kayaçların içindedir.Bunların bazılarına ulaşmak için toprağın derinliklerine inmek gerekir.
 Minareleri günlük hayatımızda birçok alanda kullanırız. Örneğin;
 * Ampulün içindeki telin yapıldığı tungsten bir mineraldir.
 *Ayna yapımında silis ve gümüş mineralleri kullanılır.
 *Kurşun kalemin ucu grafit adlı mineralden yapılmıştır.
 *Tebeşir alçı taşı denilen mineralden yapılmıştır.
 *Günlük hayatımızın birçok yerinde kullandığımız alüminyum, çinko, demir, altın, kömür, bakır, kum taşı, granit, mermer birer mineraldir.
 Ekonomik değeri olan mineral, taş veya kayaçlara MADEN denir.
 Altın, elmas, kömür birer madendir.
 
 TOPRAK NASIL OLUŞTU?
 
 Toprak kayaçların parçalanması sonucu oluşmuştur. Kayaçlar ise suyun, rüzgârın, iklim şartlarının ve bitki köklerinin etkisiyle parçalanmıştır.
 
 SUYUN ETKİSİ
 *Akarsular taşları sürükleyerek birbirine çarpıp parçalanmasına neden olur.
 *Kayaçlardaki çatlaklar giren su donar ve kayaçları parçalar.
 
 RÜZGÂRIN ETKİSİ
 *Rüzgârın etkisiyle kayaçlar kopar, parçalanır ve aşınır. PERİ BACALARI bu şekilde oluşmuştur.
 
 İKLİM ŞARTLARININ ETKİSİ ( ISI ETKİSİ)
 *Güneş’in etkisiyle kayaçlar gündüz ısınır ve genişler. Gece hava soğuyunca kayalar büzüşür.
 Genişleme ve büzüşme kayaları çatlatır ve ufaltır.
 
 BİTKİLERİN KÖKLERİ
 *Kayaçların çatlaklarına giren kökler burada büyüyüp kayaçların parçalanmasına neden olur.
 
 
BÜTÜN BU OLUŞUMLARIN YANINDA BİTKİ VE HAYVAN ATIKLARI DA BU PARÇALARA KARIŞARAK TOPRAĞI OLUŞTURUR.
 EROZYON

 Toprak aşınması da denir. Toprağın sürüklenip gitmesidir. Erozyon sonucunda toprak bitki yetiştirmeye uygun olan ve canlıların yaşadığı en verimli kısmı kaybeder.Erozyona;
 *Yağmur suları
 *Akarsular
 *Eriyen kar suları
 *Rüzgârlar sebep olur.
 
 EROZYONU ÖNLEMEK İÇİN
 *Yamaçlar ağaçlandırılmalıdır.
 *Bentler ve barajlar yapılmalıdır.
 *Ormanlar korunmalı ve sayısı arttırılmalıdır.
 *Toprak eğimine ters sürülmeli.
 
 
DÜNYANIN KATMANLARI
 GÖZLEMLENEBİLİR KATMANLAR
 1- HAVA KÜRE ( ATMOSFER)

 Çeşitli gazların karışımından oluşmuştur. Yer küreyi sarar, çevresinden uzaklaşmaz.Su buharı bu katmanda bulunur.Güneş’ten gelen zararlı ışınları engeller.Canlılar için gerekli gazları içerir.
 2- SU KÜRE
 Taş küre ile iç içe olan katmandır. Su küreyi; okyanuslar, denizler, iç kesimlerindeki çukurlara suların birikmesiyle oluşan göller, akarsular ve yeraltı suları oluşturur. Canlılar için çok önemli yaşam kaynağıdır. Su kürenin yaklaşık YÜZDE BİRİ içme suyu olarak kullanılabiliyor. Kullanılan bu suya tatlı su da denilmektedir.
 3- TAŞ KÜRE ( YER KABUĞU )
 Üzerinde canlıların yaşadığı katmandır. Çeşitli yapıdaki kayaçlardan oluşmuştur. Üst kısımları yer yer toprakla örtülmüştür. Yer yer yükselti, düzlük, ve çukurlardan oluşur. Kalınlığı her yerde aynı değildir.Okyanusların dibinde ince ,dağlık bölümlerde kalındır. Yer kabuğunun derinliklerine inildikçe sıcaklık artar.
 
 
GÖZLEMLENEMEYEN KATMANLAR
 
 4-ATEŞ KÜRE ( MAĞMA TABAKASI) (MANTO)

 Yer kabuğunun hemen altındaki tabakadır. Sıcaklığı çok yüksektir. Erimiş maddeler, sıkışmış gaz ve buharlardan oluşmuştur. Ateş kürenin akışkan bir yapısı vardır ve hareketlidir. Ateş küreyi oluşturan akışkan ve sıcak olan bu erimiş maddeye MAGMA denir. Magma zaman zaman yanardağlardan yeryüzüne çıkar. Magmanın yeryüzüne çıkmış haline LAV denir.
 
 5-AĞIR KÜRE (ÇEKİRDEK)
 Dünya’nın en iç ve en kalın katmanıdır. En sıcak ve en ağır katman burasıdır. Sıcaklığı çok yüksek olmasına rağmen katı ve katıya yakın haldeki maddelerden oluşmuştur.
 
 NOT: Yeryüzünden içe yani merkeze doğru gidildikçe sıcaklık artar.
 

Dünya’nın şekli neye benzer?


1)Dünya’nın Şekli
Dünya’mızın şekline sınıfımıza getirdiğimiz küreden baktığımızda top gibi tam yuvarlak olmadığını görürüz.Bu şekle ve uzaydan çekilen fotoğraflara baktığımızda Dünya’mız alt ve üstten basık ortası hafif şişkin bir durumdadır.Dünya’mızın bu biçimine Geoit denir.Dünya’mızı portakala ve geceleri gördüğümüz Ay’a benzetebiliriz.
Kıyıdan uzaklaşan bir geminin önce gövdesi, sonra bacası ve daha sonra dumanı gözden kaybolur.Sürekli aynı yöne ve aynı yükseltiden uçan uçak, ilk kalktığı yere tekrar gelir.
Dünya’mız kendi ekseni etrafında dönmesi bir gün sürer.(yani 24 saat) Bu dönüş hareketinden gece gündüz oluşur.Güneş doğudan doğuyor batıdan batıyor gibi görünür.Bunun nedeni; kendi ekseni etrafında batıdan doğuya doğru dönmesidir.

Bunları bilmekte fayda var

• Güneş sistemimizde 9 gezegen bulunmaktadır. Bunlar;Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Plüton’dur.
• Dünya’mızın alttan ve üstten basık olamsının nedeni; Dünya gaz ve toz bulutu iken yani yeni oluşmaya başlarken kendi ekseni etrafında dönüşü nedeniyle kutuplar çukurlaşmıştır. Katılaştığında da bu durum değişmemiştir.


2)Dünya’mızın Şekli İle İlgili Görüşler
Dünyanın şeklini ve hareketlerini inceleyen bilin dalına gökbilim (astronomi)denir.
Eskiden teknoloji bu kadar gelişmediği için insanlar Dünya’nın yuvarlak olduğunu bilmiyorlardı.İnsanlar Dünya’yı düz bir tepsi gibi ya da öküzün boynuzları üzerinde duran bir nesne olarak biliyorlardı.Bazı bilim adamları Dünya yuvarlak dese de insanlar, eğer yuvarlaksa aşağı kısımda kalanlar neden düşmüyorlar gibi sözler söylüyorlardı.Ancak Bilim geliştikçe Dünya’nın yuvarlaklığı da daha güzel anlaşılır oldu.Bununla alakalı incelemeler yapan kişiler aşağıda verilmiştir.


Gökbilimi ile ilgilenen bilim adamlarından bazıları şunlardır;

• Pisagor,MÖ 590 lı yıllarda Dünyanın güneş etrafında döndüğünü ve Dünya’nın yuvarlak olduğunu ileri süren ilk kişiydi.Ancak Pisagor’un bu dediğine bilimle uğraşan kişilerin dışında inanan olmamıştı.Pisagor’dan İki Yüzyıl Sonra Aristo, gözlemleri sonunda Dünya’nın yuvarlak olduğunu kanıtladı.
• Biruni:972-1050 yılları arasında Dünyanın küre şeklinde olduğunu yer çekiminin varlığını ortaya koydu.
• Macellan:Dünyanın çevresini dolaşan ilk denizcidir.
• Maceraperes bir denizci olan Kristof Kolomb Dünya’nın yuvarlak olduğunu kitaplardan okumuştu.1492 yılında 3 küçük gemi ile birlikte yola çıktı.Devamlı batıya doğru gitti.Hindistan’a ulaştığını zannetti ama gittiği yer Amerika kıtasıydı.Eğer dünya yuvarlaksa yönünü değiştirmeden başladığı yere tekrar geleceğini biliyordu.Ama bunu başaramadan öldü.Ancak gemilerinde bir tanesi yola devam etti.Böylece Dünya’da tam tur atılmış oldu.

Dünyamızın Şeklinin Yuvarlak olduğunu kanıtlayan olaylar:

• Güneş doğarken yada batarken yavaş yavaş doğar ve batar .Eğer dünya düz olsaydı,birden bire doğar ve batardı.
• Yaklaşan bir gemiyi izlediğimizde geminin önce bayrağını yaklaştıkça direğini ve sonradan da teknesini görürüz.Eğer dünya düz olsaydı.her Yerden geminin tamamını görürdük.
• Dünyanın her hangi bir yerinden hareket eden uçak hep aynı yöne giderse yine hareket ettiği noktaya gelir.Çünkü dünyanın şekli küreye benzer.
• Uzaydan çekilmiş fotoğraflar incelendiğinde Dünyanın aslında tam bir küre olmadığı alttan ve üstten hafif basık olduğu görülmüştür


 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !